Hukuk

Hukuk

Arabulucuk: Günümüz Hukukunda Arabuluculuğun Önemi

Herhangi bir sebeple, normal şartlarda sağlıklı iletişim kuramayan insanların tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi tarafından bir araya getirilerek uzlaştırmaya çabaları hukuk sistemizin işleyişi açısından önemli çözüm yöntemidir.

Arabuluculuğun tanımını yaparak başlamak gerekirse, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu arabuluculuğu; “Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemi” şeklinde tanımlamıştır. 

Kanun maddesinin de açık bir şekilde ifade ettiği gibi çift taraflı, ortada anlaşılamayan bir hukuksal problemin var olmasıyla devreye girmektedir. Diğer bir değişle herhangi bir sebeple normal şartlarda sağlıklı iletişim kuramayan bu insanların tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi tarafından bir araya getirilerek uzlaştırmaya çalışan bir yöntem. Ülkemizde çok uzun yıllar önce kararı alınan fakat yakın dönemde yürürlüğe giren Bölge Adliye Mahkemeleri uygulaması, yerel mahkemeden çıkan ve bir üst mahkemeye gitmek için yeterli şartları taşıyan davaların Yargıtay’da birikmemesi için açılan bir İstinaf Mahkemesidir. Amacı tamamen Yargıtay’ın yükünü hafifletmektir. Arabulucuk yöntemine baktığımızda ise bu da yerel mahkemelerin iş hukuku alanında rahatlamasına sebebiyet vermiştir. 2018’in 1 ocak tarihinde yürürlülüğe giren bir kararla, iş davalarında arabulucuya gitmek şartı getirilmiştir. Bu yöntemin ne kadar işlevsel olduğunu bu karar itibariyle geçen bir seneyi aşkın sürede, ortaya çıkarılan veriler göstermektedir. Arabulucuk yöntemi, Arabuluculuk Başkanlığının verilerine göre %76 oranında açılacak olan dava gerçekleşmeden taraflar masadan anlaşarak kalkmıştır. Peki bu arabulucular kimlerdir? Arabuluculuk Daire Başkanlığının sitesinde bu şartlar özetle şu şekildedir.

  1. Türk vatandaşı olmak
  2. Hukuk Fakültesi mezunu olmak
  3. Mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip olmak
  4. Gerekli şartları taşımak ve yapılan sınavdan başarıyla ayrılmak.

Ülkemizde arabulucuğu hali hazırda iş ve ticaret davalarında kullanmaktayız. Fakat yararları konusunda Yargıtay’ın yükünün hafiflemesi bakımından önem arz etmekte olup sadece iş ve ticaret davalarıyla sınırlı kalmayacağı tahmin edilmektedir. Şahsen miras, boşanma gibi aile davalarında da arabuluculuk müessesinin geleceğini şimdiden görür gibiyim. Belki bu sistemin en büyük faydası insanların birbirlerine düşman olmasını engellemektedir. Bu bağlamda bir dava süreciyle kıyaslarsak, en az 5 yıl sürecek bir dava olacağını dava bitene kadar o insanların birbirlerinin yüzüne bakmayacağını ve baktığımızda daha önemli davalar varken dosyaların kapanmaması devlet içinde bir sorun teşkil etmektedir. Bu gibi çokça sorunu ortadan kaldıran bu sistem ilerleyen yıllara farklı alanlarda da yüzümü güldürecektir.